'Çocuklarım Küflü Ekmek, Ben İse Ot Yedim'

Haber Tarihi : 01.06.2018 11:39:45 Gutalı Türkmen Komutan Nizar Ahmet Sohta: 'Anlatılamayacak kadar zor günler geçirdik. Hayatta kalmamız Allah'ın takdiridir. Çocuklarıma günlerce küflü ekmek yedirdim. Ben ise hayvanların bile yemediği otlarla karnımı doyurdum' 'Esed rejimi bize saldırı için DEAŞ'ı taşeron olarak kullandı. Onların bahanesiyle bizi vurdu. Bombardımandan saklanmak için kanalizasyonlarda yaşadık'
A +   A -

ERDAL TÜRKOĞLU - Suriye'nin Guta Bölgesinin muhalif komutanlarından Nizar Ahmet Sohta, Esed Rejimi'nin "Guta kuşatması" günlerinde çok zor günler geçirdiklerini söyleyerek, "Hayatta kalmamız Allah'ın takdiridir. Çocuklarıma günlerce küflü ekmek yedirdim. Ben ise hayvanların bile yemediği otlarla karnımı doyurdum." dedi.

Suriye’nin başkenti Şam'ın güneybatısında, Esed rejiminin kuşatma altında tuttuğu Batı Guta'da yaşayan ve anlaşmalı tahliye ile güvenli bölgelere gelen Sohta, yaşadıkları korku ve acı dolu günleri unutamıyor.

Buradaki bir muhalif birliğin komutanlığını yapan 8 çocuk sahibi 52 yaşındaki Sohta, 6 yıl önce Esed'in bölgelerine yönelik saldırıları sonrası bir evladını toprağa verdi.

Sohta, 4 yıldır kuşatma altındaki bölgede birçok temel ihtiyaçtan mahrum şekilde saldırılar altında hayatta kalma mücadelesi veriyor ve özgürlüğe kavuşmanın buruk mutluluğunu yaşıyor.

Kuşatma altındaki bölgeden Cerablus'a gelen Sohta, Türkiye'deki akrabalarının yanında yaşadığı acı dolu günleri unutmaya çalışıyor.

Bayırbucak Türkmeni olan Sohta, AA muhabirine, Türkiye'de yaşayan ailesinin 55 yıl önce Şam'a gittiğini ve kendisinin de orada dünyaya geldiğini kaydetti.

Sohta, bölgelerinin kuşatılmasının ardından geçen her günde durumlarının kötüye gittiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Anlatılamayacak kadar zor günler geçirdik. Hayatta kalmamız Allah'ın takdiridir. Çocuklarıma günlerce küflü ekmek yedirdim. Ben ise hayvanların bile yemediği otlarla karnımı doyurdum. Otları iyice kaynatıp acısının gitmesini sağlıyorduk. Böylece karnımıza bir şeyler girmesini sağlıyorduk. Çünkü yiyecek hiç bir şey yoktu. Binlerce kişi günlerce aç uyuyor, aç kalkıyordu."

Bir yandan açlık ve hastalıklarla mücadele ederken diğer taraftan da saldırılardan korunmaya çalıştıklarını aktaran Sohta, onlarca insanın bitmeyen bombardımanlar altında can verdiğini vurguladı.

- "Sadece Türkiye sahip çıktı" -

Saldırı nedeniyle yaralananların veya gıdasızlık nedeniyle hasta olanların kısıtlı imkanlarla tedavi edilmeye çalışıldığına dikkati çeken Sohta, şunları belirtti:

"Bölgemize yapılan saldırılar, sözde teröristleri vurmak içindi. Ancak siviller hedef alınıyordu. Esed rejimi bize saldırı için DEAŞ'ı taşeron olarak kullandı. Onların bahanesiyle bizi vurdu. Bombardımandan saklanmak için kanalizasyonlarda yaşadık. Hem DEAŞ ile hem de rejim ile savaşıyorduk. Yerin altında güneşi, gündüzü unutup saklanmak zorundaydık. Defalarca kez ölümden döndük."

Yaşadıkları bu zorlu süreçte kimlerin gerçek dost olduğunu anladıklarını dile getiren Sohta, Türkiye dışındaki hiçbir ülkenin kendilerine sahip çıkmadığını sözlerine ekledi.


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !